Dizinin tam final sahnesinde giren o şarkı.
İçini bir tuhaf yapar ama adını söylemez. Jenerik akar, şarkı kaybolur — eskiden böyleydi. Şimdi telefonu kaldırıyorsun: Lyrx odayı çoktan dinliyor.
Radyocu yine şarkının üstüne konuşuyor.
Trafik durmuş, nakarat dönüyor, isim yok. Lyrx emin olmadığında kestirip atmaz: en güçlü ihtimalleri yüzdesiyle önüne dizer. Doğrusuna dokun, gerisi akar.
“Bu ne çalıyor?” diye sormana gerek yok.
Onun telefonundan çalıyor, adını o da hatırlamıyor. Lyrx şarkıyı yakaladığı saniye sözleri tam o satırdan açar — baştan değil, şarkının kalbinden. Muhabbet bölünmez.
Bas göğsünde, isim dilinin ucunda.
Işıklar söner, kalabalık nakaratı bekler. Bu sefer sen de biliyorsun — kelimesi kelimesine, satırı satırına. Gece senin, sahne senin.
03:42
Üç adım. O kadar.


